
Yazın baş belamız olan sivrisinekler çok basit bir canlıymış gibi algılaır. Ama bu düşünce hiçte böyle değildir. Sivrisineğin yapısını inceleyecek olursak ilk olarak hortum yapısının kanı emmesi için gerekli olan çene yapısı ve her an insan derisini kesebileceği hortumundaki testere sistemi başlı başına mükemmel bir yapı oluşturuyor. Şimdi asıl olaya geçmeden önce şu örneği bilelim :
Bir hemşire hastane de kan almak için veyahut damarla alakalı bir işlemi gerçekleştirebilmek için ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite okumuş . Bu zamana kadar edindiği tecrübeler ile hemşire olmuştur. İşin ilginç kısmı bu kadar bilgiye sahipken akıl, şuur ve iradesi mevcud iken halen daha hata yapabilmektedir. (Damarı bulamama gibi)
Bu örnekten sonra sivrisineğe geçelim. Annesinden yeni çıkmış olan bir sivrisinek daha yeni çıkmış olmasına rağmen direk giderek damarı bulur. Olayın ilginç tarafı şurada başlarda daha hiç tecrübe ve deneyimi olmayan sivrisinek hortumunu içeriye soktuktan sonra kanın pıhtılaşacağını bilircesine hortumun içerde kalmasını engellemek için salgıladığı bir salgı ile kanın pıhtılaşmasını engeller. Şaşırtıcı olan hortumu çeker çekmez kan pıhtılaşmaya ve salgıladığı salgının etkisi bitmeye başlar. Nasıl oluyorda bu akılsız, iradesiz ve şuursuz olan sinek bir biyoloji ilmi almadan bir kimya ilmi almadan bir fizik ilmi almadan bunları yapabiliyor. Hem de biz aklı, iradesi ve şuuru olan insan bunu yapamazken…
Bunları tesadüfe, tabiata bağlamak ne kadar akıl dışı olduğunu her akıl sahibi anlayabilir. Yani bu sivrisineğin bunları kendisinin yaptığını söylersek bizden daha akıllı olduklarını varsaymamız gerekir. Böylede bir şey olamayacağına göre ancak bunu yaptıranın ve yapanın sonsuz bir ilme sahip olması ve sadece sonsuz bir yaratıcı tarafından olabileceğini gösterir.