Ateizm Fikri

Hz. Muhammed Atmosferi Nereden Biliyor?

“Geri döndüren göğe yemin olsun…” (Tarık Suresi: 11)
Allah bu ayette gökyüzüne yemin etmiş ve onun “geri döndürme ve geri çevirme” özelliğine dikkat çekmiştir. Acaba gökyüzünün geri döndürme özelliği ne manaya gelmektedir. Dilerseniz bu ifadenin ne manaya geldiğini bilim adamlarının beyanlarından öğrenelim:

Bilindiği gibi Dünya’yı çevreleyen atmosfer pek çok katmandan oluşmaktadır. Her katmanın, canlıların yararına yönelik önemli pek çok görevleri vardır. Atmosfer incelendiğinde her tabakanın kendisine ulaşan madde ya da ışınları uzaya ya da yeryüzüne geri döndürme özelliklerinin olduğu anlaşılmıştır. Burada atmosfer katmanlarının geri döndürme özelliğini birkaç örnekle inceleyelim.

Örneğin 13 ile 15 km. yükseklikteki Troposfer tabakası, yeryüzünden yükselen su buharının yoğunlaşıp yağış olarak yere geri dönmesini sağlar.
25 km. yükseklikteki Stratosferin alt tabakası olan Ozonosfer, uzaydan gelen radyasyon ve zararlı ültraviyole ışınlarını yansıtarak, yeryüzüne ulaşamadan uzaya geri dönmelerini sağlar.

İyonosfer tabakası yeryüzünden yayınlanan radyo dalgalarını bir uydu gibi yeryüzünün farklı bölgelerine geri yansıtarak, telsiz konuşmalarının, radyo ve televizyon yayınlarının uzak mesafelerden izlenebilmesini sağlar. Manyetosfer tabakası ise, Güneş’ten ve diğer yıldızlardan yayılan zararlı radyoaktif parçacıkları, yeryüzüne ulaşmadan uzaya geri döndürür.

Şimdi şu soruyu soruyoruz: Gökyüzü tabakalarının henüz yakın bir geçmişte keşfedilen bu özelliklerinin 1400 sene önce nazil olan Kur’an’da belirtilmesi ne anlama gelmektedir?
Bu, Kur’an’ın Allah’ın sözü olduğundan başka bir şey ile izah edilebilir mi?
Öyle ya, gökyüzünün “geri çevirme” özelliği bu asırda daha yeni keşfedilmiştir. Bu bilgiye bundan 1.400 sene önce yaşamış bir insanın , hem de okuma-yazma bilmeyen bir insanın sahip olduğunu hiçbir akıl sahibi kabul etmez.

Eğer Kur’an’ın Allah’ın kelamı olduğu kabul edilmezse, 1400 sene evvel yaşamış bir insanın elektro teleskoplarla gökyüzünü incelediğini ve bu bilgilere kendi başıyla ulaştığını kabul etmemiz gerekir ve bunu hiçbir akıl sahibi de kabul edemez.