Ateizm Fikri

Evrim İdeolojisi

Evrim teorisi bilimsel olarak ispatlanarak yüzlerce makaleyle desteklendiği iddiasının hiçbir delili yoktur. Bir türden bir başka türün ve dolayısıyla bütün canlıların silsile halinde birbirinden tesadüfen meydana geldiği görüşü, felsefî bir düşüncedir. Bilimsel bilgi değildir. Bilimsel bilgi, laboratuvarda denenebilen ve tekrarlanabilen bir bilgidir. Evrimci bilim adamları, evrimin bilimsel olmadığını kendileri ifade etmektedirler. O değerlendirmelerinden bazı kısımlar aşağıda verilmiştir.

Immanuel Kant, Yargı Gücünün Eleştirisi adlı eserinde biyolojinin farklı bir bilim dalı olduğunu belirtmekte ve fiziksel bilimlerin metodolojisinin biyolojiye uygulanamayacağına dikkati çekmektedir. Onun bu yaklaşımı, biyoloji felsefesi ve metodolojisi açısından önemlidir. O, bir bilimin ancak matematiksel olduğu oranda gerçek bilim olduğunu ileri sürmektedir. Kant’a göre, Evrim Teorisi’nin içinde matematiksel argümanların çok az oluşu, onun bilimsel bir teori sayılmasını tartışmalı hale getirmektedir.

Ünlü felsefeci Bernard Russell de evrimin gerek metot ve gerekse ilgilendiği problemler bakımından bilim olmadığını dile getirerek şunu söyler: “Evrimcilik, şu ya da bu biçim altında çağımızın ağır basan bir inanç şeklidir. Evrimcilik, gerek metoduyla ve gerekse ele aldığı problemlerle, gerçek bir bilim değildir”. Çağımızın seçkin bilim felsefecisi Karl Popper’e göre bilimselliğin ölçütü doğrulanmaya değil, yanlışlanmaya elverişliliktir. Ona göre bir bilgi veya sonucun özelliği, yanlışlamaya müsait olmasıdır. Hâlbuki Darvinciliğin öyle bir teste elverdiği söylenemez.

Darvinciliği doğrulayan bazı olgusal veriler gösterilebilir. Ama bilimselliğin ölçütü doğrulanmaya değil yanlışlanmaya elverişliliktir. Başka bir ifadeyle, Darvinciler teorilerinin hangi muhtemel gözlem sonuçlarıyla yanlışlanabileceğini ortaya koymuş değillerdir. Dolayısıyla Darvincilik bilimsel bir teori olmaktan çok metafiziksel bir yapıya sahiptir. Evrimin eldeki en iyi açıklama olduğu sıkça ileri sürülür. Böyle bir iddia ise, bilimsel olmayan bir hükümdür.

Evrimin doğruluğunu başta kabul edip, onu destekleyecek deliller aramak, bilimsel olmayan maksatlı bir davranıştır. Norman Geisler ve Ronald Brooks, evrimin bilimsel bir metotla irdelenmediğini ve ön kabullere dayandığını dile getirir ve şöyle derler: “Evrimi eleştiren kimse, evrimin yanlış olduğunu göstermekle yetinmeyip, meseleyi de çözmelidir. Evrimi yanlışlamak yeterli değildir. Çünkü daha iyi bir çözüm bulana kadar onun doğru olduğu kabul edilecektir.

Ancak, bilim böyle yapılmaz. Bu savunmada evrime, bilimde yeri olmayan özel bir konum verilmiştir. Hukuk sistemindeki, suçluluğu ispat edilene kadar masum olduğu kabul edilen davalılardan farklı olarak, teorilere önceden özel bir konum atfedilemez. Sırf bir alternatif henüz ileri sürülmediği için, onların muhakkak doğru olduğu ileri sürülemez. Dahası, henüz yanlışlanamadıkları için, doğru oldukları da varsayılamaz.

Bu tür varsayımlar, formel olmayan yanlışlar diye adlandırılır ve bunlar pratikte bilimsel düşünme biçiminin antitezini oluşturur”. Genelde evrimi takdimde, evrimin niçin doğru kabul edildiği değil, nasıl işlediğine dair konular nazara verilir. Diğer taraftan, evrim teorisi, Allah’ın dünyayı gözlemlediğimiz tarzda yaratmadığı inancına dayanmaktadır. Burada da negatif teolojiye başvurulmuştur. Dolayısıyla böyle bir yaklaşım tarzı bilimin dışındadır.