
Varlıkların ortaya çıkışıyla ilgili ileri sürülen değerlendirmeleri dört grupta toplamak mümkündür. Bunlar;
Eşyanın, kendi kendine var olduğu görüşü
Sebeplerin o şeyi vücuda getirdiğini kabul eden görüş
3- Tabiatın, o varlığın teşkilinde rol oynadığı görüşü
4- Varlıkların, ilim, irade ve kudret sahibi birisi tarafından vücuda getirildiği görüşü.
Bu ihtimalleri test edebilmek için, tahtaya bir varlığın ismini yazalım. Meselâ, bu koyun olsun. Şimdi, bu beş harfli yazının tahtaya nasıl yazılmış olabileceğini, yukarıdaki ihtimaller ile ayrı ayrı değerlendirelim:
1-Eşyanın, kendi kendine var olduğu görüşü
Tahtadaki koyun kelimesinin, kendi kendini yazması imkânsızdır. Bu beş harfli kelimelerin kendilerini yazmış olduğunu hiçbir kimseye inandırmak mümkün olamaz. Kaldı ki, bu beş harfin kendi kendine olabilmesi için, öncelikle kendileri mevcut olmalıdır. Başlangıçta yok olan bir şeyin önce yokluk aleminden varlık alemine getirilmesi gerekir. Mevcut olmayan bir şey, nasıl kendini yazacaktır? Dolayısıyla böyle bir yaklaşımın mantıklı hiçbir yanı yoktur. Beş kelimelik koyun kelimesi kendi kendine yazılamazken, göz, kulak ve kalp gibi pek çok organdan meydana gelmiş olan koyunun kendisi, kendi kendine olabilir mi?
Sebeplerin o şeyi vücuda getirdiğini kabul eden görüş
“Koyun” kelimesini yazan sebeplerin başında tebeşir gelmektedir. Tebeşirin kendiliğinden yerinden kalkıp bu kelimeyi yazdığını, aklı başında olan bir kimseye inandırmak mümkün değildir. Ya da, bu kelimeyi elementler yazmış olmalıdır. Yani, her bir atom veya molekülün, bir araya gelerek bu yazıyı oluşturduğunu kabul etmek gerekecektir. Cansız ve şuursuz elementlerin böyle bir kelimeyi yazabileceğini hiç kimse kabul etmeyecektir.
Bir koyun kelimesini dahi yazamayan sebepler, her bir hücresi çok organize olmuş ve adeta bir şehir gibi plan ve programa sahip milyarlarca hücreden oluşan koyunu sebepler nasıl yapmış olacaktır?
3-Tabiatın, o varlığı meydana getirdiği görüşü
Önce tabiat nedir, onun bir tarifini verelim. Canlı ve cansız varlıkların tamamı olarak ifade edilen tabiat; sanattır, sanatkar değildir. Kanundur, kudret sahibi olamaz. Bir nakıştır, nakkaş olamaz. Mahluktur, Halık ve Yaratıcı olamaz.
Tabiatın unsurlarından olan; hava, su ve toprak gibi cansızlar varlıkların tahtaya koyun kelimesini yazması mümkün değildir. Canlı varlıklardan olan bitkiler ve hayvanlar da böyle mana ifade eden bir kelimeyi yazamayacaklarına göre, demek ki, bu koyun kelimesi, akıl, ilim ve kudret sahibi bir insanın eseri olmalıdır.
Beş harfli bir kelime dahi kendi kendine veya tesadüfen ya da tabiat tarafından tahtaya yazılamazken, dokuları, organları ile milyarlarca hücreli bir koyunun da tesadüfen, kendi kendine, ya da tabiat tarafından yapılması ve yazılması mümkün olabilir mi?
Koyun isminin yazılması için, nasıl ki bir irade, kuvvet ve ilim sahibi birisi gerekiyorsa, bizzat koyun ve benzer bütün varlıkların yazılması, yani ortaya çıkarılması için de elbette bir Yaratıcıya ihtiyaç vardır.