
Temelleri Isaac Newton tarafından koyulmuş olan “Mekanik Evren” modeline göre, yaratıcı başlangıçta maddeyi ve kanunları koymuştur. Böylece kâinat bir saat gibi çalışmaya başlamıştır ve o gün bugündür devam etmektedir. Aslında Newton dindar bir Hristiyan’dı. Fakat burada farklı bir nokta var. Aslını kaybetmiş Hristiyanlık, İslamiyet gibi tevhid akidesine sahip bir din değil.
Tevhid ise, sadece bir yaratıcının varlığını basitçe kabul etmekten ibaret değildir. Bir yaratıcının varlığını kabul etmek ve ondan başka yaratıcının olmadığını söylemekten çok öte bir manayı ifade ediyor. İşte o mana şudur: İstisnasız her şeyi ve her işi, her an ve bizzat o yaratıcının yaratması ve hâlen de yaratmaya devam ediyor olması demektir.
O yüzden Hazret-i İsa’ya ilahlık veremezsiniz. Meleğe kudsiyet atfedemezsiniz. Papazlara günah çıkarttıramazsınız. Tek bir müracaat merkeziniz vardır, her şeyi O yaratır ve herkesin de müracaat edeceği yalnız O’dur ve O’dan başka herkesin ve her şekilde ve her an müdahalesi İslamiyet’te kesin olarak reddedilmiştir. Geriye kalan her şey, gerçek anlamda etki etme özelliğine sahip olmayan bahane nev’inden vesileler ile adî(değersiz) bir şart niteliğindeki basit sebeplerdir. Hakikî hâkim ve kâdir olan, ilahî kudret ve iradedir. İşte tevhid budur.
Yoksa “La ilahe illallah“ ile formüle edilen tevhid inancı, manayı tam ifade edemeyen bir Türkçe çeviri olan “Allah’tan başka ilah yoktur” kelimesinin ifade ettiği dar anlamla sınırlı olan basit bir sözden ibaret değildir. Bu nedenle gerçekten tevhid akidesi gerek şahsî hayatta, gerek toplumsal hayatta çok devrimsel ve sıra dışı bir hakikattir.
“Tabiat kanunlarına bağlı olarak kendi kendine işleyen dev bir makine olarak düşünülen kâinatı ve “bu kâinata sadece ilk oluşum anında müdahalesi olan ve sonra hiçbir şeye karışmayan bir yaratıcı fikrini sonuç veren bu anlayışın ve âdeta bir saat gibi kurulan ve sonra müdahale edilmeyen “Mekanik Evren” modelinin ne kadar eksik bir model olduğu ve kâinatın her an yeniden yeniye dinamik bir yaratılış süreciyle var olduğu ve var kalmaya devam edebildiği, daha sonraları geliştirilen “Kuantum Evren” modeliyle önemli derecede anlaşıldı.
“Newton Mekaniği” Hakkında Ara Not: Her ne kadar böyle olsa da, Newton mekaniği günlük hayatımızda maddenin işleyişini matematik formüllerle ifade etmekte ve anlatmakta başarılıdır. Örneğin bir maddenin şu anda buradayken ve bilinen bir hızla hareket ederken beş dakika sonra nerede olacağını formüllerle ifade ederek nereye doğru gideceğini söyleyen, günlük hayattaki maddenin işleyiş şeklini ortaya çıkartan ve pratik hayat içinde işe yarayan bir modeldir. Fakat bu modelin, eşyanın atom altı dünyadaki işleyişini ve kâinatın hakikatini ifade etmekte ne kadar eksik bir model olduğu sonradan anlaşılmıştır.
Bu bizim için her şey farklı olacak demektir. Bunu keşfederek gerçek olarak hayatına getiren bir insan için, hiçbir şey aynı değildir artık. Her işin tek bir yaratıcının izni ile bilgisi dâhilinde, iradesinin seçimiyle, ilahî kudretinin hükmüyle bizzat kendisi tarafından yapılması demek, O’ndan başka gerçek anlamda müracaat edilecek ve yardım istenilecek kimsenin olmaması demektir.
Alıntı: Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu