
Bir adam düşünün. Bu adam bir şehrin her tarafına tahrip gücü yüksek bombalar döşesin sonra tüm bu bombaları bir düğmeye bağlasın. Ve o düğmeye basıp tüm şehri yerle bir etsin. Şimdi bu adam yakalanıp kendisine ceza verileceği zaman “sadece küçük bir düğmeye dokundum neden bana böyle büyük bir ceza veriyorsunuz “dese ona ne dersiniz?
Evet, sen küçük bir düğmeye dokundun ama o düğmeyle büyük neticelere sebep oldun. Dolayısıyla senin cezanı yaptığın işi küçüklüğü değil neticesinin büyüklüğü belirleyecektir.
İşte bunun gibi Allah’ı inkâr edenler belki görünüşte küçük bir söz söylüyorlar ama neticesi örnekteki bombadan daha büyük oluyor. Mesela bir adam “ Allah’ı kabul etmiyorum” dese evet 3 kelimelik küçük bir cümle kurmuştur. Ama bu söz ile öyle büyük cinayetler işlemiştir ki farkında değildir.
Şimdi onun cinayetlerinin(yani inkâr edişinin) sonsuzluğu ispat edilse elbette sonsuz bir cezaya çarptırılması kabul edileceği gibi Allah’ın sonsuz rahmeti, inkâr edenin ebedi cehennemde kalmasına nasıl müsaade ediyor sorusunun cevabı da anlaşılacaktır.
Evet, Allah’ı kabul etmiyorum diyen bir kimse bu sözüyle…
1-Yaratılış gayesi Allah’ı bilmek ve tanımak iken Ve bu vazifeyi yerine getirecek donanım ile donatılıp şu âleme gönderilmişken Allah’ı inkâr etmekle tüm bu gayelere ve maksatlara muhalefet ettiği gibi Yaratıcının hikmet ve gayesini dahi inkâr etmekle ona isyan etmiştir.
2- Şu âlem Allah’ın isimlerinin tecelli yeridir. Her bir varlıkta o isimler tecelli etmekte ve Allah o isimler ve sıfatlar ile bize kendini tanıtmaktadır. Allah’ı kabul etmeyen bir adam bu sözü ile Allah’ı inkâr ettiği gibi şu âlemde tecelli eden her bir ismini dahi inkâr etmiş ve o isimlere karşı sonsuz bir cinayet işlemiştir. Halık ismi onu yaratmışken, Muhyi ismi Ona hayat vermişken, Rezzak ismi Onu rızıklandırırken, Mün’im ismi nimetlerini önüne sermişken, Rahim ismi ona merhamet edip, Kerim ismi ona ikram ederken… O, 3 kelimelik bir cümleyle şekilde bin bir ismin hepsini inkâr etmekle binlerce cinayet işlemiş hükmündedir.
3-Şu âlemde her bir varlık Allah’ın vazifeli bir memuru olması ve ona olan bağlılığı cihetiyle kıymetlidir. Ama o kâfirin nazarında o varlıklar başıboş, gayesiz ve kıymetsizdirler. Mesela güneş Allah’ın vazifeli bir memuru iken onun nazarında gökyüzünde dolaşan bir ateş topudur. Atomlar kudret kaleminin mürekkebi iken onun nazarında vazifesiz, sahipsiz varlıklardır. İşte o inkâr eden Allah’ı inkâr etmekle tüm varlıkları başıboş gayesiz ve kıymetsizlikle hor görerek öyle büyük bir cinayet işler ki akıl bu büyüklüğü anlamaktan acizdir.
4- Bu âlemde her bir varlık Allah’ı anlatmakta ve onu güzel isimleriyle tespih etmektedir. Allah’ı inkâr eden biri tüm bu varlıklara Allah yok ki niye ibadet ediyorsunuz neden onu zikrediyorsunuz diyerek onların tespihlerini, zikirlerini, ibadetlerini yalanlamaktadır. Onları yalancılıkla itham ederek Allah’ı tespih eden her bir varlığın hakkına tecavüz etmektedir.
İşte inkâr edilen, tecavüz edilen, tahkir edilen ve yalanlanan tüm mahlûkların sayısını bilmek mümkün olmadığı gibi sonsuzdur. İşlediği cinayetler madem sonsuzdur. Elbette sonsuz bir cezayla cezalandırılmalıdır. Ve o varlıkların haklarını o inkâr edenden almak adalet hikmet ve rahmetin gereğidir.
Tüm bu cinayetlere rağmen onu affetmek gereksiz bir merhamete mukabil tecavüz edilen, tahkir edilen ve yalanlanan onca varlığa karşı öyle bir zulümdür ki affı mümkün olmadığı gibi Allah’ın mutlak adaletine de zıttır.