
1- Acaba Kur’an’ın 1400 sene önce haber verdiği “Güneşin ve yıldızların hareket ettiği” gerçeğinin bilim adamları tarafında tasdik edilmesi “Kur’an’ın, gökleri yaratan, onda yollar takdir eden ve güneşi ve yıldızları o yollarda gezdiren Allah’ın kelamı olmasından” başka bir manaya gelebilir mi?
2- Bu asra kadar yaşamış birçok bilim adamı tarafından reddedilen ve ancak bilim ve teknik asrı olan bu asırda, dev teleskoplarla keşfedilebilen bir hakikatin, 1400 sene evvel okuma-yazma bilmeyen bir insan tarafından keşfedilmesi mümkün müdür?
3- Gökyüzüne ait bilgilerin nerdeyse tamamının hurafe ve yanlış olduğu bir dönemde, insanların gündeminde böyle bir konu yokken niçin, Hz. Muhammed(s.a.v) bu iddialarda bulunsun ve o asrın insanlarına muhalefet ederek kendi doğruluğu hakkında şüpheye düşürsün?
4- Bütün bu sorular ancak Kur’an’ın Allah’ın kitabı olmasıyla izah edilebilir. Kur’an’ın bir beşer sözü olduğu kabul edilirse, cevap verilemeyen yüzlerce soru ortaya çıkar. Ve bu durumda Kur’an’daki hiçbir bilimsel haber izah edilemez. Bütün sorulara karşı kalbi ve aklı ikna edebilecek tel cevap şudur: Kur’an Allah’ın ezeli kitabı ve insanlara karşı bir hitabıdır. Hz. Muhammed(s.a.v) ise Allah’ın Resulüdür ve habibidir.